Bir birimizi ne kadar anlıyoruz?

       İnsanlar canlılar içinde üstün kılan özellikleri üstün aklı ve iletişim becerileri olduğunu biliyoruz. İletişimin birçok farklı türü mevcuttur. İletişimin doğru bir şekilde sağlanması için için ortak bir dil gereklidir. Bu dil ise farklı kişilerin aynı olgular için ortak kabul edilmiş kelimelerden oluşur. Yani basitçe örneklendirmek gerekirse “ev” Türkiye Türkçesine vakıf olan herkes için içinde yaşanan bina yahut yer anlamı taşır. Peki biz Ahıskalı Türkler olarak aynı dili konuşuyor ve birbirimizi anlıyormuyuz? Gelin hep beraber bu konuyu anlamaya çalışalım.  “Bir birimizi ne kadar anlıyoruz?” yazısını okumaya devam et

Reklamlar

Seçim Notları, Türkiye ve Ahıskalı Türkler.

       Demokrasi ile yönetilen toplumlar belli aralıklarla  kendi yöneticilerini belirlemek üzere seçime giderler. Seçme ve seçilme kültürü çok eski kuşaklara dayanan Türk toplumu olarak otağlarda kurulan toylardan bu güne baktığımızda demokrasi denen şeyi zaten bildiğimizi ve bize pek uzak bir şey olmadığı kanaatindeyiz. İşte önümüzde gelen seçimler de bunun kim bilir kaç binincisi, belki milyonu geçmişizdir. Peki Ahıskalı Türkler olarak bizler için ne gibi yenilikler var, ne dersiniz ? “Seçim Notları, Türkiye ve Ahıskalı Türkler.” yazısını okumaya devam et

Bilinçli Toplum, Güçlü Gelecek.

          Ahıska Türkü yahut Ahıskalı Türk etnik bir kavramdan ziyade coğrafi bir kavramdır. Yani özünde Anadolu Türklüğünün bir parçası olarak Ahıska bölgesinde yaşayan Türk soylu bir halkı ifade eder. Her milletin genetik kodları vardır. Bizim genetik kodlarımız da dirençli olma, bulunduğu yeri abad etme, üstünde yaşadığı toprağı sahiplenerek bağlı olduğu devlete ve beraber yaşadığı millete hızlıca adapte olarak (din, dil, ırk fark etmeksizin) toparlanma ve ayağa kalkma ve bezer bir çok şey sıralanabilir. “Bilinçli Toplum, Güçlü Gelecek.” yazısını okumaya devam et

Her Toplum Kendi Geleceğini İnşa Eder

      Her toplum kendi içinde farklı düşünceye, bakış açılarına, tavır ve tutum içinde bulunan grupları barındırır. Bu gruplardan hakim, seçilen ve güç sahibi olan toplumu yönlendirdiği gibi kendi düşüncesine yakın olanları da yönetimde söz sahibi yapma eğilimindedirler. Bazı durumlarda kişiler değişse de fikirlerin aynı olduğu olgusu ile karşılaşılır. En kötüsü de farklı düşünceye sahip grupların dikkate alınmaması ile büyüyen dikta rejimleridir. Nitekim oto kontrol sistemi görevini taşıyan farklı görüşe sahip insanlar yahut diğer adı ile muhaliflerin sistem dışına itilmesi demek gelecekte yaşanacak sorunların da habercisidir. Bir anlamda kendi çalıp kendi oynayan sözde yönetim ekbinin toplum nazarında geçerliliğini kaybetmesi sadece zaman meselesidir. Bu süreçte doğal olarak muhaliflerin güç kazanması ve toplum nazarında ciddi bir kitleye ulaşması ile yönetim el değiştirmesini getirmektedir. Demokratik sistemler bu sonuçları doğurur, lakin yaşadığımız coğrafyada sistemin böyle işlediği pek söylenemez. “Her Toplum Kendi Geleceğini İnşa Eder” yazısını okumaya devam et

İnsan-ı Kamil

Gelişmiş ve gelişime önem veren bütün toplumlar bulundukları bölgede ve yaşadıkları çevrede olan diğer aktörlerle iletişim kurmayı ve işbirliğini hedeflemektedir. Toplumlar kendi görüş ve yapılarına göre Sivil Toplum Kuruluşları (STK) etrafında kanunlar çerçevesinde örgütlenir ve belli bir program çerçevesinde hareket eder. Peki bizde durum nedir ?  “İnsan-ı Kamil” yazısını okumaya devam et

Kötü Yönetim Kaderimiz Değil!!!

Gün geçmiyor ki üzücü bir haber daha almayalım. Geçtiğimiz günlerde adında Ahıska geçen, DATÜB’e bağlı, DATÜB’ün Bursa temsilciliğini yapan, DATÜB’ün Türkiye delegesi ve önemli isimlerinden olan Ertan Topçu dernek binasında Ahıskalı Türkler camiasından bir bayan ve kızını darp etmiştir! Alınan bilgilere göre aldığı rüşvete karşılık taahhüdünü yerine getirmediği için tepki gösterip parasını geri isteyen mağdur darp edilmiştir. “Kötü Yönetim Kaderimiz Değil!!!” yazısını okumaya devam et

Korkak Değil Homo Sapiens!

Maalesef milletimiz bazı şeyleri anlamakta zorlanıyor, yahut anlamamak için ısrar ediyor. Tabi her şeyin bal gibi farkında olarak çarpıtan, şahsi çıkarları için manipüle edenler de var! Analiz etmek, olaylara geniş açıdan bakmak zor geliyor artık. Toplumun çeşitli gruplarından insanlar yapıyor bunu üstelik. Doktorundan öğretmenine, gazetecisinden akademisyenine herkes ahkam kesiyor maşallah. Hayatımın hiçbir döneminde kimsenin işine karışmak gibi bir derdim olmadığı gibi eğitim almadığım yahut ciddi bir bilgi birikimim olmadığı alanlarda ahkam da kesmedim! E tabi bu ülkede okunacak en son bölümleri okumuş olduğumu da itiraf edeyim sırası gelmişken.  “Korkak Değil Homo Sapiens!” yazısını okumaya devam et